2 Eylül 2026 tarihinde Marmara Denizi’nde Silivri açıklarında, Türk bayraklı M/V TUĞBERK İMAMOĞLU kuru yük gemisi ile Türk bayraklı M/T ALSU kimyasal/ürün tankerinin çatışması sonucu M/V TUĞBERK İMAMOĞLU’nun kısa süre içerisinde batması ve gemide bulunan denizcilerimizin kaybolması denizcilik camiamızı derinden üzmüştür.
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre; İskenderun’dan Karadeniz Ereğli’ye seyretmekte olan M/V TUĞBERK İMAMOĞLU (IMO: 9003548), 1990 yılı inşa, yaklaşık 90 metre boyunda ve 2.606 GT büyüklüğünde bir kuru yük gemisidir. Gemi kaza sırasında rulo sac yükü taşımaktaydı. Kocaeli’den Aliağa yönüne seyreden M/T ALSU (IMO: 9808742) ise 2022 yılı inşa, yaklaşık 90,8 metre boyunda, 2.298 GT ve 3.338 DWT kapasiteli bir kimyasal/ürün tankeridir.
İlk bilgilere göre iki geminin rotaları Silivri açıklarında kesişmiş ve çatışma meydana gelmiştir. Kazanın kesin oluş şekli, gemilerin çatışma öncesindeki rota ve hızları, yapılan manevralar ile kusur ve sorumluluk durumları; VDR, AIS, radar/ARPA ve telsiz kayıtlarının incelenmesi sonucunda ortaya çıkacaktır.
Gemi mühendisliği açısından kazanın en dikkat çekici yönlerinden biri, M/V TUĞBERK İMAMOĞLU’nun çatışmanın ardından çok kısa bir süre içerisinde batmış olmasıdır. Mevcut bilgiler ışığında geminin çatışma sonucunda borda tarafından, yük ambarına doğrudan ve hızlı su girişine neden olabilecek bir yara almış olması önemli teknik ihtimallerden biridir.
M/V TUĞBERK İMAMOĞLU’nun “tulum ambar” olarak tabir edilen, geniş ve büyük ölçüde kesintisiz yük ambarı düzenine sahip olması, böyle bir borda yaralanmasının sonuçlarını ağırlaştırmış olabilir. Borda yarasının yük ambarına açılması halinde, ambarın kısa sürede büyük miktarda deniz suyu alması; geminin deplasmanının ve su çekiminin hızla artmasına, serbest yüzey etkisinin oluşmasına ve geminin stabilitesinin ciddi şekilde azalmasına yol açabilir.
Bunun yanında geminin taşıdığı rulo sacların çok ağır ve yoğun yükler olması ayrıca önem taşımaktadır. Çatışmanın oluşturduğu dinamik kuvvetler, geminin ani yatması ve ambar içerisine giren suyun etkisiyle rulo sacların yer değiştirmiş veya bir bordaya doğru kaymış olması ihtimali değerlendirilmelidir. Böyle bir yük kaymasının gerçekleşmesi halinde geminin ağırlık merkezinde ani bir enine yer değiştirme oluşarak çok büyük bir yatma momenti meydana gelebilir.
Dolayısıyla borda yaralanması, ambarın hızla su alması, serbest yüzey etkisi ve rulo sac yükünün muhtemel kaymasının birlikte gerçekleşmesi, geminin stabilitesini çok kısa sürede kaybederek ani şekilde batmasını açıklayabilecek önemli teknik senaryolardan biridir.
Ancak bu değerlendirmeler mevcut bilgiler üzerinden ortaya konulan teknik ihtimallerdir. Kesin batma nedeninin belirlenebilmesi için geminin yara bölgesinin, yük istif ve bağlama düzeninin, kaza anındaki yükleme ve stabilite durumunun ve seyir kayıtlarının uzmanlar tarafından ayrıntılı olarak incelenmesi gerekmektedir.
TMMOB Gemi Mühendisleri Odası olarak, kazanın tüm teknik yönleriyle ortaya çıkarılmasının yalnızca bu kazanın aydınlatılması açısından değil, benzer deniz kazalarının ve can kayıplarının önlenmesi açısından da büyük önem taşıdığını kamuoyuna saygıyla bildiririz.
Kayıp denizcilerimize bir an önce sağ salim ulaşılmasını temenni ediyor, ailelerine ve yakınlarına sabır, arama-kurtarma çalışmalarında görev yapan tüm ekiplere kolaylıklar diliyoruz.